Yazar: admin

Kayak yapmak, kış sporları dünyasına adım atan her macera tutkunu için büyüleyici bir deneyimdir. Ancak bembeyaz bir örtünün üzerinde ilk süzülüşlerini gerçekleştirirken heyecanına yenik düşüp bazı temel detayları gözden kaçırman oldukça doğal. Kayak öğrenmek sanıldığı kadar imkânsız bir beceri değil. Aksine, teknik ve sabrın birleştiği keyifli

Günümüz dünyasında teknoloji hayatımızın hemen her anına nüfuz ediyor. Sabah gözümüzü açtığımız anda, telefon ekranının ışığıyla karşılaşmamız çok olası. Ayrıca gün boyunca bildirimlerden kopmadan, ekranların temposunu taşımaya devam ediyor. Hatta ekran maruziyeti uyuduğumuz ana kadar sürüyor. Bu yoğun akış içinde kendini sürekli hızlı düşünürken, odaklanmakta zorlanırken

Yeni yıl yaklaşırken hediye arayışı da başlıyor. Sevdiklerini mutlu edecek bir armağan seçerken, raflarda veya dolap içlerinde kalacak ürünler yerine gerçekten anlam taşıyan kullanışlı parçalara yönelmek isteyebilirsin. Anlamlı hediye, yalnızca verilen bir eşya değildir. Günlük hayatta eşlik eden, yeni bir yürüyüşe çıkarken çantaya atılan, soğuk bir

Yılbaşında seyahat fikri insanı başlı başına heyecanlandırır. Hele ki uçsuz bucaksız bembeyaz manzaralar, yılbaşı ruhunu hissettiren ışıklar ve pazarlarla dolu bir yere gidiyorsan… Yeni yıl coşkusu katlanarak artar. Uçağa binip bir şehre varmak, ardından bir trenin camından kış manzaralarını izleyerek yolculuğun asıl keyifli kısmına başlamak ise bu

Aralık ayı Konya’yı bambaşka bir şehir hâline getiriyor. Hava kuru ve soğuk, sokaklar sakin, hafif bir sis her şeyin üzerine ince bir tül gibi düşüyor. Şeb-i Arûs haftası yaklaştıkça şehirde farklı bir ritim beliriyor; insanlar Mevlânâ’yı anmak, onun felsefesini derinden hissetmek için dergâh yollarına düşüyor. Mevlana

Toprağın ateşle biçimlenip rüzgârla yoğrulduğu diyar olan Kapadokya, ilk bakışta rüya gibi görünür. Gökyüzüyle yerin arasında süzülen balonlar, sabahın ilk ışıklarını karşılayan vadiler, taşın içinde yankılanan tarihle dolu bölgeye adım atan herkes, yeryüzünde başka hiçbir yere benzemeyen bir yerde olduğunu hisseder. Doğanın sabırla yarattığı Kapadokya coğrafyası,

Türkiye’nin kaplıca kültürü binlerce yıllık geleneğin içinde şekillenmiş, Hititlerden Osmanlı’ya kadar uzanan bir iyileşme ritüelinin parçasıdır. Bugün ise termal turizm, hem bedensel iyileşme hem de doğayla bağ kurma fırsatı sunan modern kaçış alanı. Yüksek mineral değere sahip termal su kaynakları, stresli şehir hayatında kısa mola arayan

Doğa severlere doğaya çıkış yolu açmak ve buradan aldığı ilhamla stil önerileri, ipuçları ve çok daha fazlası ile
 The Moose Blog
 şimdi sizlerle

Bizi Takip Edin