BULGARİSTAN’DA KIŞ KAÇAMAĞI: KUKERİ FESTİVALİ & BANSKO’DA KAYAK

Ocak ayı Balkanlar’da kışın en çarpıcı hâliyle yaşandığı zaman: soğuk keskin, hava sert. Sokaklar, Avrupa’nın büyük şehirlerindeki gibi kalabalık değil. Türkiye’ye yakınlığı sayesinde Bulgaristan, bu dönemde kısa, gösterişsiz ama karakteri olan bir kış kaçamağı arayanlar için sessizce öne çıkıyor. Bu rotada Ocak ayı için iki güçlü deneyimi merkeze alıyoruz: Pernik’te Kukeri Festivali ve Bansko Kayak Merkezi. Aralarına ise doğa, yürüyüş ve biraz yavaşlama hissi ekliyoruz.
Kalabalık sevmeyenler, kültürel bir deneyimi outdoor ruhla birleştirmek isteyenler, “kayak yapsak mı yapmasak mı?” ikileminde sıkışmak istemeyenler ve kısa ama farklı bir Balkan kaçamağı arayanlar için birebir.
KUKERİ FESTİVALİ: KIŞIN EN GÜRÜLTÜLÜ GELENEĞİ
Ocak ayının son haftalarında, Sofya’ya yaklaşık 40 kilometre uzaklıktaki Pernik, alışıldık bir kasaba olmaktan çıkar. Sokaklar; hayvan postları giymiş, dev maskeler takmış, beline ağır çanlar bağlamış insanlarla dolar. Fotoğraf ve hikâye anlatımı açısından Bulgaristan’daki en güçlü kış etkinliklerinden biri olan Kukeri Festivali, bölgeye bambaşka bir enerji getirir. İlk bakışta biraz ürkütücü, biraz masalsı… Ama içine girdikçe insanı gülümseten, hatta çocuk gibi heyecanlandıran bir ritüel bu.
Bu yıl, festival 16–25 Ocak 2026 tarihleri arasında gerçekleşiyor. Açılış 16 Ocak’ta, kukeri geçitleri ise 17–18 ve 24–25 Ocak tarihlerine denk gelen hafta sonlarında düzenleniyor. Böylece Ocak ortasından sonuna kadar festival enerjisini yaşayabilir ve farklı etkinliklere katılabilirsin.

Kukeri, Balkanlar’a özgü çok eski bir pagan geleneği. Amaç, kötü ruhları kovmak, bereket ve sağlık dilemek. Festival tamamen açık havada gerçekleşiyor. Son yıllarda etkinliğe katılan kadın ve çocukların sayısı artsa da, ağırlıklı olarak erkekler, üzerlerine keçi postları ve rengârenk kumaşlar giyiyor, yüzlerini abartılı ahşap maskelerle kapatıyorlar. Bel kemerlerine taktıkları büyük çanları sallayarak sokaklarda yürüyor, zıplıyor ve dans ediyorlar. Ortaya çıkan ses ve görüntü tam anlamıyla büyüleyici. Çan sesleri, ritüeller ve danslar gün boyu sürüyor. Soğuk hava, sis ve kalabalığın iç içe geçtiği bu atmosfer, Kukeri’yi sadece izlenen değil, hissedilen bir deneyime dönüştürüyor.
Kukeri geleneği Bulgaristan’ın pek çok köyünde yaşatılıyor ama en büyük ve en bilinen organizasyon, Pernik’teki Surva Uluslararası Kukeri Festivali. Bulgaristan’ın yanı sıra Balkanlar ve Avrupa’nın farklı ülkelerinden ekipler de katılıyor. Festival adeta bir açık hava karnavalı gibi: Sokaklarda arka arkaya geçen Kukeri grupları, müzik, ateş yakılan alanlar, yöresel yemek tezgâhları… Fotoğraf çekmeyi sevenler için sayısız an sunar. Hava soğuktur ama kalabalık ve hareket sayesinde üşüdüğünü pek fark etmezsin. Yine de kalın mont ve su geçirmez bot şart!
Festival boyunca, geçit törenlerini izleyebilir, geleneksel Bulgar müzikleri eşliğinde yapılan danslara denk gelebilirsin. Banitsa (Bulgar böreği), ızgara etler ve sıcak içecekler tadabilirsin. Maskelerin ve kostümlerin sembolik anlamlarını keşfedebilirsin. En güzeli de şu: turistik ama yapay değil. Yerel halk bu geleneği, gerçekten yaşıyor.
BANSKO: KAYAK VE ÖTESİ

Pernik’ten sonra rotanı güneye, Pirin Dağları’nın eteklerindeki Bansko’ya doğru çevirebilirsin. Bulgaristan’ın en bilinen kayak merkezi olsa da Bansko’yu güçlü kılan şey sadece kayak değil. Geniş pistler, düzenli lift sistemi ve kayak yapmayanlar için yürüyüş, kafe ve kasaba hayatı alternatifleri sunar. Ama asıl farkı, kasaba ile dağ arasındaki o yumuşak geçişte saklıdır. Kayak sonrası taş sokaklara inmek, küçük restoranlarda uzun akşamlar geçirmek ve sabahları sisli dağ manzarasına uyanmak… Burası klasik bir kayak merkezinden çok daha fazlası. Kayak yapanlar için teknik imkânlar çok, yapmayanlar içinse yavaş ve keyifli.
KAYAK DIŞI KAÇAMAKLAR: DOĞA VE SICAK SU
Bansko’nun çevresinde de keşfedilecek çok güzel doğal alanlar var. Kayak dışındaki maceralarının çeşidini artırabilir, doğaya tam anlamıyla doyabilirsin.
- Pirin Milli Parkı
Bansko’nun hemen yanında başlayan Pirin Milli Parkı, kışın bile yürünebilecek kısa ve düz rotalar sunar. Karla kaplı çam ormanları, sessiz patikalar ve güçlü manzaralar… Fotoğraf için de çok etkileyici.
- Dobrinishte Termal Kaynakları
Bansko’ya yaklaşık 6 kilometre mesafede. Kayak ya da yürüyüş sonrası sıcak termal suya girmek, Ocak soğuğunda gerçek bir lüks.

SOFYA’YI ATLAMA!
Kukeri Festivali için Bulgaristan’a kadar gelmişken Sofya’ya uğramamak olmaz. Pernik’e gidiş-dönüşte ya da festival öncesinde şehir merkezine mutlaka zaman ayırmalısın. Sofya’nın en güzel yanı şu: Avrupa başkenti ama yormuyor. Her şey yürüyerek ya da kısa mesafelerle ulaşılabilir.
Sofya’da kısa yürüyüş rotası önerimiz: Aleksandr Nevski Katedrali, Serdika Antik Kalıntıları, Vitosha Bulvarı (kafeler, küçük dükkânlar) ve vaktin varsa Vitosha Dağı’nda kısa bir doğa yürüyüşü.
- Boyana Kilisesi: Sessiz Bir Mola
Sofya’dan sadece 20 dakika uzaklıktaki Boyana Kilisesi, 13. yüzyıldan kalma ve UNESCO listesinde yer alıyor. Küçük, sade ama içindeki freskler inanılmaz derecede etkileyici. Kukeri’nin gürültülü ve coşkulu atmosferinden sonra burası adeta zihinsel bir mola.
- Rila Manastırı & Rila Dağları: Yolculuğun Dengesi
Eğer bir günün daha varsa rotayı biraz uzatabilir ve Rila Manastırı’nı ziyaret edebilirsin. Kar altındaki Rila Manastırı, Bulgaristan’ın en sakin ve en etkileyici duraklarından biri. Sofya’dan yaklaşık 1,5–2 saat. Bansko ile Sofya arasında kalıyor aslında. Ülkenin en büyük milli parkı Rila’nın içinde. Dağların arasında, kartpostallık bir manzara. Sessizliği, kokusu, atmosferi… Kukeri’nin çan seslerinden sonra burası yolculuğun denge noktası gibi. Rila Dağları’nın kuzeybatısında yer alan buzul oluşumlu göller, doğa severlerin ilgisini çekiyor.
TÜRKİYE’DEN KISA BİR KAÇAMAK OLUR MU?
Schengen vizen varsa, kesinlikle olur. Hatta ideal. 3–4 günlük bir plan yapabilirsin: 1 gün Kukeri Festivali, 2 gün Bansko, 1 gün doğa ya da termal keyfi. İstanbul’dan Sofya’ya uçak veya otobüsle ulaşabilirsin. Festival için Sofya’dan Pernik’e geçebilirsin. Bansko ise Sofya’dan araçla yaklaşık 2,5–3 saat. Vaktin varsa Sofya ve çevresini plana eklemek rotayı daha da zenginleştirir.
Bulgaristan Ocak ayında diğer Avrupa ülkelerinden farklı olarak gösterişsizdir ama güçlü bir hikâye anlatır. Pernik’te çan sesleriyle uyanır, Bansko’da dağ sessizliğiyle yavaşlarsın. Arada kar, orman, termal su ve uzun akşamlar vardır. Kısa yol, derin deneyim. Ocak için tam da olması gerektiği gibi. Bu rotada sana eşlik edecek kıyafet ve ekipman için The Moose Bay ürünlerine göz atmayı unutma!
