SUYUN İZİNDE: EN GÜZEL DERE ROTALARI

Mart ayı geldiğinde doğanın rengi de sesi de değişir. Karlar yavaş yavaş erir, toprak suyla buluşur ve kış boyunca sessiz kalan dereler yeniden canlanır. Ormanda yürürken bir noktada uzaktan gelen o tanıdık sesi duyarsın: suyun kayalara çarpa çarpa aktığı ritim.
Tam da bu yüzden ilkbahar, suyun peşine düşmek için en güzel zamanlardan biri. Üstelik mart ayının 22’si, içme suyuna erişim konusunda farkındalık yaratmak amacıyla ilan edilen Dünya Su Günü. Doğada yürürken suyun yalnızca manzaranın bir parçası değil, hayatın ta kendisi olduğunu hatırlamak için güzel bir fırsat.
Doğada yürürken çoğu zaman zirveye ulaşmayı ya da güzel bir manzaraya varmayı hedefleriz. Oysa yürüdüğümüz ormanları, vadileri ve hatta şehirleri ayakta tutan şey sudur. Bu yüzden Dünya Su Günü yalnızca bir takvim günü değil, doğada zaman geçiren herkes için küçük bir hatırlatma aslında. Bir dere kenarında mola verdiğinde suyun sesini dinle ve onun değerini yeniden düşün.
Türkiye’de akarsular boyunca ilerleyen, suyun sesini hiç kaybetmeden yürüyebileceğin pek çok rota var. İşte, ilkbaharda özellikle keyifli olan, ülkemizin farklı bölgelerinden bazı öneriler.
KAZDAĞLARI / HASANBOĞULDU GÖLETİ VE SUTÜVEN ŞELALESİ

Kazdağları ilkbaharda bambaşka bir atmosfere bürünür. Eriyen kar sularının beslediği dereler güçlenir, orman içindeki patikalarda yürürken suyun sesi sürekli sana eşlik eder. Balıkesir’in Edremit ilçesinde yer alan Hasanboğuldu Göleti çevresinden başlayıp Sütüven Şelalesi yönüne uzanan patikalarda yapılan yürüyüş, suyun doğaya kattığı güzelliği yakından hissetmeni sağlar.
Dere boyunca ilerleyen bu rota, hem kısa yürüyüşler hem de daha uzun doğa yürüyüşleri için uygun. Yaklaşık 4-6 kilometre uzunluğundaki kolay ve orta zorluktaki parkurlarda şelaleler, dere geçişleri ve yoğun ormanlar yürüyüşe eşlik eder. Şelale, ismindeki “tüven” yani “sıçrayan” kelimesinin hakkını verircesine, kayalıkların üzerinden sıçrayarak küçük göletin üstüne dökülür. Köpürerek yaklaşık 17 metre yükseklikten akan sular, çam ormanlarıyla kaplı vadiyi serinleterek, doğaya hayat verir.
YENİCE ORMANLARI / ŞEKER KANYONU

Karabük’teki Yenice Ormanları, Türkiye’nin en zengin orman ekosistemlerinden biri. Aynı zamanda su kaynaklarıyla da oldukça ünlü. Şeker Kanyonu boyunca ilerleyen yürüyüş rotası, küçük şelaleler ve akarsu geçişleriyle dolu. Kanyonun içinde yürürken bir yanda yükselen kayalıklar, diğer yanda sürekli akan dere manzarası sana eşlik eder. Yaklaşık 5-8 kilometre uzunluğunda ve orta zorluktaki parkurda yürürken, kanyonun güçlü su sesini her adımda hissedersin.
KÜRE DAĞLARI / HORMA KANYONU

Kastamonu ve Bartın sınırlarında yer alan Küre Dağları Milli Parkı, Türkiye’nin en etkileyici doğa alanlarından biri. Burada bulunan Horma Kanyonu boyunca yapılan yürüyüşte, dere neredeyse hiç gözden kaybolmaz. Kanyonun içinden geçen ahşap yürüyüş platformu, doğayı yakından hissetmeni sağlar. Tek yön yaklaşık 3 kilometre süren rota, kolay yürünebilir. İlkbaharda eriyen kar suları dereyi güçlendirir ve kanyonun içindeki su sesi çok daha etkileyici hale gelir. Kanyon manzarası ve kesintisiz su sesi, bu yürüyüşü unutulmaz kılar.
FIRTINA VADİSİ / FIRTINA DERESİ

Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinde uzanan Fırtına Vadisi, gür akan Fırtına Deresi, sisli dağları, tarihi köprüleri ve yemyeşil ormanlarıyla Karadeniz’in en etkileyici doğal alanlarından biri. Vadi boyunca dereyi takip eden birçok yürüyüş parkuru bulunuyor. Uzunlukları 4 ile 10 kilometre arasında değişen bu parkurlar, kolay ve orta zorluk seviyelerinde. Osmanlı döneminden kalma taş kemer köprüler, yoğun orman dokusu ve güçlü akarsu manzaraları yürüyüşü daha da etkileyici hâle getirir.
SAKLIKENT KANYONU / EŞEN ÇAYI

Saklıkent Kanyonu, Türkiye’nin en etkileyici kanyonlarından biri. Antalya-Muğla sınırında yer alan kanyonun içinden geçen Eşen Çayı boyunca yürürken zaman zaman suyun içinden ilerlemen gerekir. Özellikle ilkbaharda kar sularıyla birlikte akarsuyun debisi artar ve kanyon içindeki yürüyüş çok daha etkileyici olur. 2- 4 kilometrelik kanyon yürüyüşü, orta zorlukta. Su içinde yürüyüş yapılan bölümlerde kayma riski olabileceği için sağlam trekking ayakkabıları giymek önemli.
ALADAĞLAR / KAPUZBAŞI ŞELALERİ

Kayseri’de bulunan Kapuzbaşı Şelaleleri Türkiye’nin en yüksek ve en etkileyici şelalelerinden oluşan bir doğal alan. Aladağlar Milli Parkı içinde yer alan şelaleler, özellikle ilkbaharda kar sularının artmasıyla en güçlü dönemini yaşar. Şelaleler arasında kısa yürüyüş patikaları bulunur. 2-5 kilometre arasında değişen parkurlar, kolay yürünebilir. Bu rotanın sonunda Türkiye’nin en güçlü şelale manzaralarından biri seni bekliyor.
İĞNEADA SU BASAR ORMANLARI

Trakya’da yer alan İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı, Türkiye’de nadir görülen su basar ormanlarından birine ev sahipliği yapıyor. İlkbaharda yağışlar ve dere taşkınlarıyla birlikte ormanın bazı bölümleri suyla kaplanır. Özellikle Mert Gölü çevresindeki patikalarda yürürken hem göl hem dere hem de orman manzarasını aynı rotada görmek mümkün. İstanbul’a yakın olması sayesinde hafta sonu doğa yürüyüşleri için de oldukça popüler. 3-6 kilometrelik yürüyüş parkurları kolay yürünebilir.
DOĞADAYKEN SU KAYNAKLARINI KORUMAYA DİKKAT!
Dere ve akarsu rotalarında yürürken birkaç küçük alışkanlık, hem doğayı korumak hem de kendi güvenliğin açısından büyük fark yaratabilir:
- Su kaynaklarının yakınında sabun veya kimyasal ürün kullanmamak
- Çöpleri mutlaka geri taşımak
- Patikalardan çıkmamaya özen göstermek
- Kamp yaparken dere yataklarından güvenli mesafede kalmak
Doğada bazen en güzel yürüyüş, sadece suyun sesini takip ettiğin yürüyüştür. İlkbaharda bir rota seç, patikaya çık ve bir an durup sadece dinle. Büyük ihtimalle o günün en unutulmaz anı, bir dere kenarında duyduğun o sürekli akan ses olacaktır.
Sen de suyun izinden gittiğin maceranda, ihtiyaç duyabileceğin ekipmanları, su geçirmez ayakkabıdan ince bir yağmurluğa kadar, The Moose Bay’de bulabilirsin.
