KULAÇLAR ASYA’DAN AVRUPA’YA: BOĞAZİÇİ KITALARARASI YÜZME YARIŞI

İstanbul Boğazı’nı vapurla geçmek, bir Boğaziçi semtinde sahilde yürümek ya da köprüden tüm ihtişamıyla tarihi şehri izlemek… Bunların her biri İstanbul’u farklı bir açıdan keşfetmenin güzel yolları. Peki ya Boğaz’ı yüzerek geçmek? Güzel yalılar, tarihi yapılar, parklar ve asırlık ağaçlarla çevrili Boğaziçi’nde kulaç atmak, Boğaz’ı en yakından hissetmenin belki de en unutulmaz yollarından biri. Üstelik bunu dünyanın dört bir yanından, 70’i aşkın ülkeden gelen yaklaşık 2500 yüzücüyle birlikte yapmak heyecanı daha da artırıyor.

Her yıl binlerce yüzücüyü İstanbul’da buluşturan Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, tarihi şehrin eşsiz atmosferini, doğayı ve sporu aynı rotada bir araya getiriyor. Bu sene 23 Ağustos Pazar günü düzenlenecek olan organizasyon, Dünya Açık Su Yüzme Birliği (WOWSA) tarafından “Dünyanın En İyi Açık Su Yüzme Organizasyonu” unvanına layık görülen etkinliklerden biri. Türkiye Millî Olimpiyat Komitesi tarafından 1989 yılından bu yana düzenlenen yarış, yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın en prestijli açık su yüzme organizasyonları arasında gösteriliyor.

YÜZEREK ASYA’DAN AVRUPA’YA

Yarışın en heyecan verici yanı, katılımcılara dünyada çok az yerde yaşayabilecekleri bir deneyim sunması. Start, Boğaz’ın Anadolu Yakası’ndaki Kanlıca açıklarından veriliyor. Yaklaşık 6,5 kilometrelik parkur, Avrupa yakasında Cemil Topuzlu Parkı’nda sona eriyor. İstanbul Boğazı’nın doğal akıntısı yüzücülere avantaj sağlasa da parkur sanıldığı kadar kolay değil. Doğru rotayı takip etmek, akıntıyı doğru okumak ve açık su koşullarına alışkın olmak büyük önem taşıyor. İşte bu yüzden Boğaz geçişi yalnızca fiziksel dayanıklılığın değil, deneyimin de ön plana çıktığı bir yarış.

KÖKLÜ BİR ORGANİZASYON

İlk kez 1989 yılında düzenlenen Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, bugün Türkiye’nin en önemli uluslararası spor etkinliklerinden biri hâline gelmiş durumda. Her yıl dünyanın farklı ülkelerinden binlerce başvuru alıyor. Güvenlik ve parkur kapasitesi nedeniyle yarışa sınırlı sayıda sporcu kabul ediliyor. Katılımcılar arasında profesyonel açık su yüzücüleri, master sporcular ve uzun mesafe yüzme tutkunları yer alıyor. Bu sayede yarış, yalnızca sportif bir organizasyon olmanın ötesine geçerek farklı kültürleri İstanbul’da buluşturan özel bir etkinliğe dönüşüyor.

KİMLER KATILABİLİR?

Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, gerekli şartları sağlayan amatör ve profesyonel yüzücülere açık. Katılımcıların organizasyonun belirlediği yaş kriterlerini karşılaması, istenen sağlık belgelerini eksiksiz sunması ve kayıt sürecini tamamlaması gerekiyor. Açık su deneyimi zorunlu olmasa da parkurun yapısı nedeniyle büyük avantaj sağlıyor. Yarışa ilgi her yıl oldukça yüksek olduğu için kontenjanlar kısa sürede dolabiliyor.

BOĞAZ O GÜN YÜZÜCÜLERE AİT

İstanbul Boğazı normalde dünyanın en yoğun deniz yollarından biri. Ancak yarış günü belirli saatlerde deniz trafiği durduruluyor ve Boğaz tamamen yüzücülere bırakılıyor. Rumeli Hisarı’nı ve Anadolu Hisarı’nı denizin içinden görmek, Boğaz köprülerinin altından yüzerek geçmek ve İstanbul silüetini alışılmışın dışında bir açıdan izlemek, bu organizasyonu dünyanın en özel açık su yarışlarından biri yapan detayların başında geliyor.

YARIŞMACILAR İÇİN HER ŞEY DÜŞÜNÜLMÜŞ

Böylesine büyük bir organizasyonda lojistik de oldukça profesyonel şekilde planlanıyor. Yarışmacılar kişisel eşyalarını yarış öncesinde organizasyonun emanet alanına teslim edebiliyor ve finişte tekrar teslim alıyor. Yarış bonesi ve zaman ölçüm çipi organizasyon tarafından sağlanıyor. Finiş alanında katılımcılar için su ve organizasyonun yarış kapsamında sunduğu ikramlar da bulunuyor. Böylece sporcular yarış günü yalnızca parkura ve Boğaz’ın keyfini çıkarmaya odaklanabiliyor.

YARIŞA HAZIRLANIRKEN

Boğaziçi Kıtalararası Yüzme Yarışı, havuzda yüzülen uzun mesafelerden farklı bir deneyim sunuyor. Açık su koşulları, yön bulma becerisi, akıntıyı doğru değerlendirme ve dayanıklılık bu parkurun en önemli unsurları. Yarış öncesinde açık suda antrenman yapmak, benzer mesafelerde yüzmek ve organizasyonun paylaştığı parkur bilgilerini incelemek yarış günü büyük avantaj sağlayacaktır.

Yanına ise yalnızca temel ihtiyaçlarını alman yeterli. Yarış öncesinde kullanacağın mayo ve gözlüğün yanı sıra finişten sonra giymek için rahat kıyafetler hazırlayabilir, güneşli ağustos gününü düşünerek suya dayanıklı güneş kremi kullanabilirsin. Geri kalan birçok ayrıntı organizasyon tarafından planlandığı için sen de enerjini Boğaz’ın eşsiz güzelliğinin tadını çıkarmaya ayırabilirsin.

SEYİRCİLER İÇİN DE KAÇIRILMAYACAK BİR ATMOSFER

Bu heyecan sadece yüzücülerle sınırlı değil. Yarış günü Kuruçeşme sahili de oldukça hareketli oluyor. Finişe ulaşan sporcuların sevincine tanıklık etmek, dünyanın farklı ülkelerinden gelen yüzücüleri alkışlamak ve İstanbul Boğazı’nın bu özel gününe eşlik etmek, sporla ilgilenmeyenler için bile keyifli bir deneyim sunuyor. 23 Ağustos’ta İstanbul’daysan, Boğaz kıyısında bu benzersiz atmosfere tanıklık etmeyi listene ekleyebilirsin.

İSTANBUL’UN EN ÖZEL YAZ GELENEKLERİNDEN BİRİ

Bu yarış büyük bir spor organizasyonu olmanın ötesinde, İstanbul’un ruhunu yansıtan ve kentin eşsiz coğrafyasıyla şekillenen özel bir deneyim sunuyor. İki kıta arasında yüzmek, İstanbul’u denizin ortasından izlemek ve dünyanın dört bir yanından gelen yüzücülerle aynı heyecanı paylaşmak… İster parkurda yer al, ister kıyıdan destek ver, Boğaz’ın her yıl ağustos ayında yaşattığı bu eşsiz atmosfer, İstanbul’u keşfetmenin en unutulmaz yollarından biri olmaya devam ediyor. Sen de bu deneyime hazırlanırken açık su yüzüşünü daha konforlu hâle getirecek ekipmanlara göz atmak istersen, ya da yarışta kulaç atanları izlerken sahilde seni rahat ettirecek kıyafetlere sahip olmak için The Moose Bay mağazalarını ziyaret edebilirsin.

Doğa severlere doğaya çıkış yolu açmak ve buradan aldığı ilhamla stil önerileri, ipuçları ve çok daha fazlası ile
 The Moose Blog
 şimdi sizlerle

Bizi Takip Edin